Stockdale Paradoksu
"Yaz sonuna doğru işler açılır."
"Bayramı bekleyelim."
"Hele bir yılbaşı çıksın."
"Belki bir af çıkar."
"Siparişlerin gelmesini ümit ediyoruz"
"Teklifimiz kabul edilirse"
Bu ve buna benzer cümleleri iş hayatında çok sık duyarız.Belki sizde duymuşsunuz veya zaman zaman kullanmış olabilirsiniz.Bu cümlelerin temelinde bir iyimserlik ve gelecekte her şeyin daha iyi olacağına dair beklenti vurgulanır.Bizim irademiz dışında başka bir iradenin yapacağı bir hamle,verilecek karar bizi de pozitif etkileyecektir. Dolayısı ile bizim iyimser beklentimiz yeterlidir ve bir çaba göstermemiz gerekmez.Hatta daha da ileri gidersek tek umutlarını kendilerinin dışında gelişecek olan dönüm noktalarına bağlayan o kadar çok şirket vardır ki.
Peki ya bayramdan sonra beklentiler gerçekleşmezse,teklif kabul edilmezse veya yılbaşından sonra beklenen işler gelmezse.Stockdale paradoksuna göre bir gerçek varki "iş hayatında iyimserliğe ve iyimserlere yer yok."
Paradoks,Jim Collins`in "İyiden mükemmel şirkete" isimli araştırma kitabında yer alan bir hikaye ile özdeşleştirilmiş.Vietnam Savaşı döneminde 1965-1973 yılları arasında savaş esirleri kampında esir tutulan ABD`li subay Amiral Jim Stockdale`nin yaşadıkları bu paradoksun özünü oluşturmakta.
Amiral Stockdale esir kampında serbest bırakılıp bırakılmayacağını bilmiyordu.Ancak bu kamptan sağ çıkmak için sonsuz bir inancı vardı.Bu nedenle hiç bir insanın sonuna kadar direnemeyeceği akıl almaz işkencelere dayanacak kurallar geliştirdi ve işkencelere göğüs germeyi başardı.Esirlerin yaşadığı yerlerde oluşturulan tecrit alanlarında iletişim kurabilmek için duvarlara vurulduğunda çıkan tık tık sesleriyle esirlerin birbirleriyle haberleşmesini sağladı.Böylece esirlerin hayatta kalabilmeleri ve morallarini yüksek tutabilmeleri için yoğun çaba harcadı.
Yaşadıkları korkunçtu.Aynı zamanda bir belirsizlik vardı. Bu ortamda ve sonunun ne olacağını bilmeden nasıl mücadele edebilmişti.
8 yıl esir kaldığı kamptan serbest bırakıldıktan sonra kendisi ile yapılan mülakatta "Asla inancımı kaybetmedim." dedi.Kendisine "kamptan kimler sağ çıkamadı" diye sorulduğunda,
"İyimserler.Çünkü onlar şöyle diyordu.Noele kadar buradan kurtuluruz.Noel geçiyor ama bir şey değişmiyordu.Sonra paskalyaya kadar kurtuluruz diyorlardı.Paskalyada geçiyor ancak onlar hala oradaydı.Bu sefer başka bir günü bekliyorlardı.Sonra tekrar noel.Böylece ölüp gidiyorlardı"
Amiral Stockdale 2005 yılında öldü.Ancak yaşadıkları iş hayatı için bir öğreti olarak kaldı.
Zannemiyorum ki iş hayatının içinde hangi organizasyonel kademede olursa olsun ve hiç bir sorun yaşanmasın.Zaten sorunlar işlerimizin kaçınılmaz bir parçasıdır.Ancak önemli olan bu sorunlar ile nasıl başa çıktığımız veya sorunları çözmek için ne kadar çaba sarf ettiğimiz.
Sorunları "bir gün bakarız diyerek halının altınamı süpürüyoruz yoksa sorunlar ile acımasız olarak yüzleşiyormuyuz?
Başarı için sorunlar ile acımasız olarak yüzleşenler ve başarı için inancını hiç bir zaman kaybetmeyenler. İşte geleceğin mükemmel şirketlerinin anahtarlarından sadece birkaçı.
İsmail Hakkı KAVURMACI